Translate

Sen de İzle!

Ursula K. LeGuin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ursula K. LeGuin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2011 Cuma

Marifetler - Ursula K. LeGuin

 Ursula K. LeGuin, güçle hayal edilmiş fantezi dünyaları için gerekli ilham kaynağını edebiyatın yanı sıra doğadan da alır. Oregon'daki Wilammette Nehri'nin yukarısında yer alan Portland tepelerinin batı yamacındaki evi, tepesi yirmi beş yıl önce büyük bir patlamayla uçmuş şimdilerde ise ürpertici bir sessizliğe bürünmüş olan St. Helen yanardağına bakan göz alıcı bir manzaraya sahiptir. Yaklaşık yarım yüzyıldır kendi evi olan Kuzeybatı Pasifik'teki bu evde Le Guin kendisine hem bilimkurgu hem de fantastik öykücülüğünde 'büyük usta' unvanını kazandıran bir dizi eseri tasarlamıştır. Harry Potter'den otuz yıl önce Yerdeniz Büyücüsü'nde Çevik Atmaca olarak adlandırdığı Ged'i büyü, ölüm ve dil gücünün hüküm sürdüğü ejderha ve kara büyücülerin sanayi-öncesi takım adalarındaki bir büyücü okuluna gönderdi. Çocuklar için gerçekçi öyküler, şiirler, denemeler ve kitaplar yazan Le Guin "Bir kalite göstergesi olarak yazın türü konusunda sabırsızımdır" der.

Onun J.K. Rowling'e "Tüm fantezi dünyasında patlama yaratmıştır" şeklindeki övgüsü hafif bir burukluğu ifade eder. Sessizce, "Beni bazı insanların darmadağın ettiği gibi etkileyemedi" derken, ilave eder: "Ancak kendinden önce gelen yazarlara daha çok minnet duygusu içinde olabilirdi. Benim aklımın almadığı nokta ilk kitabı inanılmaz bir şekilde orijinal bulan eleştirmenlerdir. Pek çok erdemi var, ne var ki orijinallik bunlardan biri değil. İşte beni üzen bu nokta." Hem erişkinlerin, hem de çocukların keyifle tadını çıkardıkları Yerdeniz dörtlemesi, Atuan Mezarları (1971), En Uzak Sahil (1973) ve Tehanu (1990) hiçbir zaman basımdan düşmemiş hatta 2001 yılında Yerdeniz Öyküleri ve Öteki Rüzgâr başlıklı romanların eklenmesiyle zenginleşmiştir.

Hep Yuvaya Dönmek / Ursula K. LeGuin (Makale)

Ursula K. LeGuin'in en önemli kitaplarından biri, 'Hep Yuvaya Dönmek' Türkçede. Modern topluma karşı bir yaşam tahayyülü kuran LeGuin, 'bu dönem elbette sona erecek' diyor.
Feminist harekede tanışmanız ve bu tanışmanın yazınıza etkileriyle başlayalım.
Tanışma geç oldu ve ağır gelişti. İlk yapıtlarımın tamamı nispeten erkek merkezliydi. Yerdeniz kitaplarının ikisinde hiç kadın yoktur, ya da ikinci planda kadın figürleri vardır. Kahraman öyküleri böyledir, hep erkeklere dairdir. Joanna Russ gibi birkaç feminist dışında bilimkurgu 1960'lara kadar oldukça erkek egemenliğinde bir alandı. Bu alanda yazan kadınların çoğu takma ad kullanırdı.
Bu durum beni hiç rahatsız etmiyordu. Gelenek buydu ve mutluluk duyarak çalışıyordum. Ama giderek kimi rahatsızlıklar duymaya başladım. İlk feminist metnim 1967'de yazmaya başladığım ' Karanlığın Sol Eli'ydi. Cinsiyet yapısını çözme yolunda ilk denemelerden biriydi. Herkes 'erkek olmak ne demektir, kadın olmak ne demektir,' diye soruyordu. Bu zor bir soruydu. 'Karanlığın Sol Eli'nde cinsiyeti ortadan kaldırıp geriye ne kaldığını bulmayı denedim. Bilimkurgu böyle oyunlar oynamak için harika fırsatlar sunar.
Kendi yapıtımın bana artık dişi olanı ihmal edemeyeceğimi anlattığını yavaş yavaş anladım. 1977'de 'Balıkçıl Gözü'nü yazarken, kitabın ortasına gelmeden kahramanım ısrarla kendisim yok etmeye çalışıyordu. Dur bakalım, dedim, sen kahramansın, böyle davranamazsın. Kitabıma ne olacak? Yazmayı bıraktım. Romanda bir kadın vardı, ama kadınlar üzerine yazmayı bilmiyordum. Ne yapacağımı bilmeden biraz uğraştıktan sonra feminist kuramda bana yol gösteren bir şeyler buldum. Feminist edebiyat eleştirisinin okuyabileceğim ve zevk alabileceğim bir şey olduğunu keşfedince heyecanlandım. Norton Book serisinden Kadın Edebiyatı Antolojisi'ni baştan sona okudum. Benim için kutsal kitap gibi bir şey oldu. Artık onursal bir erkek gibi yazmam gerekmediğini, bir kadın gibi yazabileceğimi ve bunun beni ferahlatacağını o kitaptan öğrendim.
Anneniz Theodora Kroeber başarılı bir yazardı. 'İki Dünyada Ishi' kitabı bir etnoloji klasiğidir. Yaşamı ve eseri sizi nasıl yüreklendirdi?
Annem gerçekten bir feminist değildi. Bu sözcüğü sevmezdi bile. Feministlere şu kadın özgürlükçüleri derdi. Ama Neden bütün kahramanların hep erkek? gibi sorulan soran da oydu. Ona, Bilmiyorum anne, bana daha kolay sorular sor, derdim. Ondan çok şey aldım. Ama hayatinin sonuna doğru bir çatışma içindeydik.
Hayatım boyunca bana bir öğretmen olan Virginia Woolf'a beni yönlendiren de annemdi. Bir romancı olarak Woolf, İngiliz edebiyatının kanun koyucularının kabullenmek istediğinden çok daha önemli bir yazardır. Aslında hâlâ ondan korkuyorlar. Haklılar da. Öylesine derinden bir kışkırtıcı, öylesine büyük bir yazar ki... Bana yol göstermesi için hâlâ ona dönüyorum.

Ütopya ötesi : Hipertekst / Ursula K. LeGuin

Ütopya ötesi: Hipertekst


Ütopya denildiğinde bir yokülke anlıyorum önce; burada, bu zamanda varolmayan ama başka bir yerde, başka bir zamanda varolabilecek bir ülke; zamanda, yerde ya da daha çok değişkende yapılacak değişikliklerle yokülkelere ulaşılabileceğini düşünüyorum.

Yüzüklerin Efendisi-İki Kule: Kitap ile Film Arasındaki Farklar

Yüzüklerin Efendisi serisi ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. Bir önceki  yazımda  Yüzük Kardeşliği için film ve kitap arasındaki sıra fa...