Translate

Sen de İzle!

tolkien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tolkien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2025 Pazartesi

Yüzüklerin Efendisi: Kitap ile Film Arasındaki Farklılıkların Derinlemesine İncelemesi


J.R.R. Tolkien’in epik eseri
Yüzüklerin Efendisi, benim için yalnızca bir hikâye değil, adeta bir yaşam biçimi. Orta Dünya’nın büyülü evreni, her okuduğumda ya da izlediğimde beni içine çeken, detaylarıyla hayran bırakan bir dünya. Bu evrenin sayfalarında kaybolmak, karakterlerin yolculuklarına eşlik etmek, benim için her zaman büyük bir keyif oldu. Ancak, seriyi yeniden okumaya karar verdiğimde, özellikle pandemi

5 Haziran 2015 Cuma

John Ronald Reuel Tolkien




Resim
Tolkien
 İngiliz dil bilimci ve yazar

J.R.R. Tolkien, John Ronald Reuel Tolkien [/size]3 Ocak[/size] 1892[/size]'de İngiliz sömürgesi olan [/size]Güney Afrika[/size]'nın Bloemfontein şehrinde doğdu. Ronald'ın babası Arthur Tolkien banka müdürü idi ve aslen İngiltere Birmingham'lı olan aile kendilerine yeni bir hayat kurmak amacıyla Güney Afrika'ya yerleşmişti. Fakat iklimin getiridiği olmusuzluklar kısa zamanda anne Mabel'i Ronald ve küçük kardeş Hilary'ide alıp İngiltere'ye dönmeye itti. Aile bir süre sonra baba Arthur'un da dönmesi ile eski günlerine kavuşacaktı. Fakat 15 Şubat 1896'da Güney Afrika'dan Arthur'un ölüm haberi geldi. Bunun üzerine Mebel çocukları alıp küçük bir köy olan Sarehole'a yerleşti. Bu köy Ronald da derin etkiler bırakacak ömrünün kısa bir süresini burda geçirmesine rağmen hayallerinde yarattığı Hobbit diyarı Shire ile defalarca Sarehole'u ziyaret edecekti. Sarehole'da Tolkien'i etkileyen sadece yemyeşil doğası değildi. Köy yakınındaki Moseley Bataklığı, kardeşi Hillary ile her zaman oynamaya gittikleri Cole Bank Road değirmeni ve devamlı kendilerini kovaladığı için "Beyaz Ogr" adını taktıkları değirmencinin oğlu da Ronald üzerinde derin izler bıraktı.

Ronald Birmingham'daki King Edward's Okulu'na başlayınca aile bir kez daha taşınmak zorunda kaldı. Fakat bir süre sonra aile tekrar taşınmak zorunda kaldı ve Ronald yeni taşındıkları Olver Road'a yakın olan St.Philips okuluna verildi. Bir sene sonra burs kazanınca tekrar King Edward's Okulu'na dönen Ronald bir kaç sene sonra 1904 yılında şeker hastalığı yüzünde annesi Mabel'i kaybetti. Bunun üzerine çocuklar teyzeleri Beatrice'in yanına gitti ve Peder Francis Morgan'ın gözetimine verildi. King Edward's Okulu'nda iken Ronald'ın dillere büyük yatkınlığı olduğu ortaya çıktı ve bu dönemlerde Ronald kendine ait bir dili tasarlamaya başladı. Böylece Elf dillerinin temelleri atılmıştı.

Çocukulukdan delikanlılık yıllarına geçerken Ronald'ı etkileyen iki büyük yapı vardı ortudukları Birmingham kentinde. 29 metrelik Perrott's Folly kulesi o yıllara göre olağanüstü büyüklüğü ile Ronald'ın beynine kazınmıştı. [/size]1758[/size] yılında John Perrott tarafından yapılan bu kule tuhaf mimarisi ile "Perrott'un divaneliği" ismini almıştı. Hemen bu kulenin yanında ise bir başka kule vardı. Ve bu İki Kule daha zonra yazacağı The Lord Of The Rings için esin kaynağı oldu. Ronald'ın gençlik yıllarına dair bir diğer önemli not ise Gamgee ismi ile o yıllarda tanışmış olmasıdır. Bu yerel pamuk markası Gamgee, Ronald'ı etkilemiş olmalı ki Frodo'nun sadık dostu Sam'e bu soyadı vermiş.

16 yaşındayken hayatını değiştirecek bir olay oldu ve hayattaki tek gerçek aşkı olan Edith ile tanıştı. Fakat Peder Morgan iki gencin görüşmelerini yasakladı. 1911 yılında Tolkien klasik diller eğitimi almak için Exeter Koleji'ne gitti ve 21 yaşını doldurduğunda hiç bir zaman unutamadığı Edith'i buldu (Söylenir ki Edith ormanda dolaştıkları bir gün onun için dans etmiş ve bu dans genç Tolkien'i çok etkilemiştir). Gençler 22 Mart 1916'da evlendiler. Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.



Resim
Tolkien'in 1916 yılında çekilmiş bir fotoğrafı

23 Ocak 2012 Pazartesi

History Of Middle Earth - All Volumes 1 - 12 [JRR Tolkien] Orta Dünya Tarihi

 The History of Middle-earth is a 12-volume series of books published from 1983 through 1996 that collect and analyse material relating to the fiction of J. R. R. Tolkien, compiled and edited by his son, Christopher Tolkien. Some of the content consists of earlier versions of already published works, while other portions are new material. These books are extremely detailed, often analysing a scrap of paper to provide the full

J.R.R. Tolkien AudioBooks Collection - 12 Unabridged Books

 

John Ronald Reuel Tolkien, CBE (3 January 1892 – 2 September 1973) was an English writer, poet, philologist, and university professor, best known as the author of the classic high fantasy works The Hobbit, The Lord of the Rings, and The Silmarillion.
Tolkien was Rawlinson and Bosworth Professor of Anglo-Saxon at Oxford University from 1925 to 1945 and Merton Professor of English Language and Literature there from 1945 to 1959. He was a close friend of C. S. Lewis—they were both members of the informal literary discussion group known as the Inklings. Tolkien was appointed a Commander of the Order of the British Empire by Queen Elizabeth II on 28 March 1972.

5 Aralık 2011 Pazartesi

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi - Güneşin Üçüncü Çağı

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VIII

Güneşin Üçüncü Çağı


Tolkien tarihinde Güneşin Üçüncü Çağı ile ilgili en önemli iki konu, Gondor ve Arnor Krallıklarının varlıklarını sürdürebilmiş olması ve Yüzüklerin Efendisi Sauron'un Tek Yüzüğünün kaderidir.
İkinci Çağın sonunda Yüzüklerin Efendisi Sauron yenilgiye uğratıldığında, parmağından Tek Yüzüğü kesip alan Birleşik Gondor ve Arnor Krallıklarının Yüksek Kralı Isildur idi.
O dönemde bu, doğru bir hareket ve Karanlıkların Efendisinin gücünü ortadan kaldırmanın tek yolu olarak görülmüştü; fakat, Isildur Tek Yüzüğü ele geçirdiğinde, Yüzüğün kötü gücünden etkilendi. Güçlü ve onurlu olmasına rağmen güce yenik düştü.
Isildur o sırada Yüzüğün ateşlerinde yapılmış olduğu ve yine yalnızca ateşlerinde yokedilebileceği Kıyamet Dağının (Mount Doom) volkanik yamaçlarında bulunmasına rağmen, Yüzüğü yoketmedi. Isildur bu kötülük çağrısına yenik düşerek, Tek Yüzüğü sahiplendi ve böylece lanetinden etkilenmiş oldu. Üçüncü Çağın 2. yıında Isildur ve üç büyük oğlu Anduin Vadilerinden kuzeye doğru giderlerken, bir Orc çetesi tarafından tuzağa düşürüldüler.






Gladden Otlakları Savaşı adı verilen bu çatışmada Isildur ile üç oğlu öldürüldü ve Tek Yüzük

14 Ekim 2011 Cuma

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İlk Çağı

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VI

Güneşin İlk Çağı

Tüm Tolkien hikayeleri açısından Güneşin Çağları asıl odak noktasını oluşturmakla birlikte, gökyüzünde güneş Otuzuncu Valarian Çağına yani Arda'nın yaradılışından 30.000 ölümlü yılı sonrasına kadar yükselmemektedir. Fakat Güneş Çağları boyunca geçen Güneş yılları süresi de oldukça uzundur. Yüzükler Savaşı ile Üçüncü Çağın sonuna dek, toplam 7.063 ölümlü yılı geçmiştir.
Valinor Yıllıklarındaki ilk kronolojilerde Tolkien, Arda'nın yaradılışından 29.980 ölümlü yılı sonra Melkor ve Büyük Örümcek Ungoliant'ın Valinor'da Ağaçların Çağlarına son vererek ağaçların ışıklarını sonsuza dek yokettiklerini anlatır. Fakat iki Valar, Yavanna ve Nienna, ağaçların kalıntılarından Parlak Isil adını taşıyan gümüş renkli bir çiçek ile Ateş-Altını Anor adını taşıyan altın renkli bir meyva kurtarmayı başarırlar. Bunlar Demirci Aulë tarafından yapılan taşıyıcılara yerleştirilir ve yaradılışın 30.000. yılında bu parlak taşıyıcılar göğe yerleştirilir. Bunlar Ay ve Güneştir ve sonsuza dek Arda topraklarını aydınlatacaklardır.
Yıldızlara Yeniden Işık Verilmesinin Elflerin Uyanışını simgelemesi gibi, Güneşin Doğuşu da İnsanların Uyanışını simgeler.İlk gün ışığı İnsanların gözüne değdiğinde yeni bir çağa uyandılar. Iluvatar, Zamanın başlangıcında ölümsüz elf soyunu yaratarak Cuiviénen Gölüne sakladığı gibi, ölümlü İnsan soyunu da yaratmış ve Orta Dünyanın doğusunda Rüzgar Dağlarının ardında bulunan ve Hildórien yani izleyicilerin ülkesine gizlemişti.






Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İkinci Çağı

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İkinci Çağı Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VII

Güneşin İkinci Çağı

İkinci Çağ, Númenóreanların Çağı idi. Akallabêth ya da Númenor'un Çöküşünde anlatıldığı gibi, bunlar İlk Çağda Edain soyundan gelen İnsanlardı ve Valar bunlara Orta Dünya ile Ölümsüz Topraklar arasındaki geniş denizin ortasında yer alan yeni yaratılmış toprakları vermişti.






Númenóreanlara, diğer İnsanlarınkinden daha uzun bir ömür verilmişti ve yüzyıllar boyunca güçleri ve zenginlikleri artan bu İnsanlar, ölümlü dünyanın tüm denizlerine hakim oldular. Genellikle Westernesse olarak tercüme edilen Númenor ayrıca hediyeler diyarı, yıldızlar diyarı ve Atlantë olarak da biliniyordu çünkü aslında kayıp ülke Atlantis ile ilgili eski efsanenin Tolkien tarafından yeniden yorumlanışıydı.

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin Üçüncü Çağı

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VIII

Güneşin Üçüncü Çağı


Tolkien tarihinde Güneşin Üçüncü Çağı ile ilgili en önemli iki konu, Gondor ve Arnor Krallıklarının varlıklarını sürdürebilmiş olması ve Yüzüklerin Efendisi Sauron'un Tek Yüzüğünün kaderidir.
İkinci Çağın sonunda Yüzüklerin Efendisi Sauron yenilgiye uğratıldığında, parmağından Tek Yüzüğü kesip alan Birleşik Gondor ve Arnor Krallıklarının Yüksek Kralı Isildur idi.

Drizzt Do'Urden - Kara Elf

Drizzt Do'urden Unutulmuş Diyarlar (Forgotten Realms) kurulumunda yer alan hayali bir kahramandır. Irkı olan drow'ların şeytan ve kötülük dolu adetlerini reddederek Karanlıkaltı'ndan (Underdark) ayrılmış ve yeryüzünde yaşamaktadır. Drizzt'in hikayeleri R. A. Salvatore tarafından yazılan fantezi hikayelerinde anlatılmaktadır.
Temel Bilgiler
Görünüm










Drizzt Do'Urden bir drow'dur. Genel olarak Kara elf olarak da bilinirler.

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Ağaçların Çağları

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Ağaçların Çağları Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..


Bölüm IV

Ağaçların Çağları

Büyük Lambalar ile Almaren Krallığı yok edildikten sonra Valar, batıdaki Aman kıtasına giderek Valinor yani Valar Ülkesi adını verdikleri yeni bir krallık kurdular. Bu topraklarda kendilerine yer seçerek, saraylar inşa ettiler, bahçeler yaptılar. Bu arada Valimar yani Vaların Evi adı verilen surlarla çevrilmiş, altın ve gümüş kubbe ve kuleler ile çan sesleriyle dolu bir şehir de inşa ettiler.
Valimar'ın batıdaki altın kapıları önündeki yeşil bir tepede Valar, iki sihirli ve büyük ağaç yetiştirdiler. Bunlar dünyada yetişen en büyük iki ağaçtı ve Altın Laurelin ve Beyaz Telperion olarak adlandırılmışlardı. Vaların büyük lambaları ile neredeyse eş büyüklükte olan Valinor Ağaçları, altın ve gümüş renkli ışıkla parlamaktaydı. Her bir Ağacın çiçek açma ve çiçeklerinin bitmesi döngüsü bir günlük sürede meydana gelmekteydi ve ışık tüm canlılara hayat, mutluluk ve bilgelik vermekteydi.
Tolkien'in Valinor Yıllıklarından öğrendiğimize göre, Ağaçların Çağları Arda'nın yaradılışından bin Valarian yılı sonra, yani 10. Valarian Çağında ya da Arda'nın yaradılışından on bin ölümlü yılı sonra başladı. Yine aynı belgelerden Ağaçların Çağlarının yirmi Valarian Çağı yani yirmi bin ölümlü yılı sürdüğünü öğrenmekteyiz.
Fakat Tolkien'in kronolojisinde kafa karıştırıcı bir nokta bulunmaktadır, çünkü Ağaçların Çağları yalnızca Ölümsüz Topraklar için geçerlidir. Anlatıldığına göre, Valar Aman'a varır varmaz Morgoth ve emrindekileri uzak tutmak amacıyla Pelóri Dağları adı verilen bir duvar yaratmışlardır. Dünyadaki en yüksek dağlar olan bu duvar, gerçekten de Valinor'u işgalden korumuş fakat Ağaçların Işığına geçit vermeyerek Arda'nın geri kalan kısımlarını karanlıkta bırakmıştır.
Bu nedenler Ağaçların Çağlarından bahsederken aslında paralel zaman sitemleri söz konusu hale gelmektedir. Ölümsüz Topraklar ağaçların ışığında mutlulukla dolarken, Orta Dünya, her biri on bin ölümlü yılı süren iki dönem geçirmiştir: Karanlık Çağlar ve Yıldızların Çağları.
Ölümsüz Topraklarda Ağaçların Çağları da iki döneme ayrılmıştır. Bunlardan on Valarian Çağı ya da 10.000 ölümlü yılı süren ilki, Valinor'un mutluluk çağı olarak bilinmektedir. Bu dönemde Valar ve Maiar rahatlık içinde yaşamışlar ve sarayları ile evleri gittikçe büyümüş ve güzelleşmiştir. Manwë Kartalları, Yavanna Entleri ve Aulë Cüceleri (Dwarves) yaratmıştır. Gerçekten de Valinor da mutluk dolu olan bu dönemde, Pelóri Dağlarının oluşturduğu duvarın diğer tarafında kalan Orta Dünyada ise Melkor'un korkusu ve kötülüğünün hüküm sürdüğü Karanlık Çağlar yaşanmıştır.
Bunu izleyen on Valarian Çağı için, hem Valinor hem de Orta Dünyada meydana gelen olaylarla ilgili olarak daha fazla bilgi bulunmaktadır. Kutsanmışların Öğle-üzeri olarak bilinen Ağaçların Çağlarının bu ikinci dönemi, Orta Dünyada ise Yıldızların Çağları olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde Gökyüzünün Kraliçesi Varda, Orta Dünyada üzerindeki yıldızlara yeniden ışık vererek Elflerin Uyanmasını sağlamıştır.
Yine bu dönemde, Elflerin uyandığı ve Melkor'un Elfler arasında karışarak onları kölesi halinde getirmeye, öldürmeye veya kötülüğe çekmeye çalıştığı haberi Ölümsüz Topraklara ulaştığında, Valar bir savaş kurulu topladılar. Valar ve Maiar, şiddetle, intikam melekleri gibi Orta Dünyaya geldiler ve Melkor'un ordularını önlerine kattılar.
Güçlerin Savaşı olarak bilinen olayda, pek çok çatışma ve düello yapıldı ve Valar Utumno'yu tamamen yok ederek zalim Melkor'u kuyularından çekip çıkardılar. Bu olaydan sonra Melkor, Valinor'da tutsak olarak tutuldu ve kırılmaz zincirlerle bağlandı. Arda Barışı olarak bilinen bu dönem, Valinor'da Ağaçların Çağları ile Orta Dünyada Yıldızların Çağının kalan kısmının büyük bölümü süresince devam etti.
Bunlar Elf soyunun, Melkor'un kötü öfkesinde uzak geçen güzel yılları idi ve bu seçilmiş insanlar rahatlık içinde yaşayarak gittikçe güçlendiler. Güçlerin Savaşının ardından Valar, Elfleri gelerek kendi Işıklı Dünyalarında yaşamaya davet ettiler. Bu göç, Valar'ın çağrısına uyan Elfler yani Eldar'ın Büyük Yolculuğu olarak bilinir.
Büyük Yolculuk pek çok Elf şarkısının ana temasını oluşturur çünkü bu yolculuğu gerçekleştirmek için büyük çaba sarfetmişler ve değişik zamanlarda Eldar pek çok farklı soy ve kabileye bölünmüştür. Ölümsüz Topraklara ulaşarak Ağaçların Işığınca kutsanan Eldar, üç değişik soydandır:
Vanyar, Noldor ve Teleri.
Valar, bu seçilmiş insanlara Ölümsüz Toprakların Eldamar yani Elflerin Evi olarak bilinen bölümünü ayırmışlardır; bu toprakların güzelliği anlatılagelmiştir. Pek çok konak ve kule içinde en güzelleri Vanyar'da, Noldor başkenti Tirion'da ve Teleri şehirleri Eldamar kıyısındaki Alqualondë ile Tol Eressëa Adasındaki Avallónë'deydi.
Zincirlendiği Çağların ardından Melkor, Valar'ın önüne çıkarak yargılandı. Değişmiş göründü ve pişmanlığını dile getirdi; bunun üzerine Valar'ın Efendisi Manwë, zincirlerinin çözülmesini emretti. Fakat Valar kandırılmıştı. Melkor gizlice, onları yenilgiye uğratmayı amaçlıyordu. Önce Elfler arasında düşmanlık tohumları serpti ve sonra Büyük Örümcek Ungoliant ile birlikte savaş açtı.
Ungoliant ile birlikte Valar'ın ağaçlarına ulaşarak onları büyük bir mızrak ile yaraladı ve Örümcek Ağaçların Işığı ve Hayatını emerek kuruyup ölmelerine neden oldu. Ungoliant'ın ışıksızlığı ile tüm Valinor korkunç bir karanlığa gömüldü ve Melkor ikinci bir kez Dünyanın büyük Işıklarını yok ettiği için kötülükle güldü.
Yaptığı bu büyük kötülükle yetinmeyen Melkor, Elf kalesi Fermenos'a giderek Yüksek Noldor Kralını öldürdü ve Silmariller olarak bilinen sihirli mücevherleri çaldı. Bunlar, tüm çağların en değerli mücevherleri idi. Elf mücevherciliğinin en büyük başarısını simgeledikleri için onları yapmış olan Noldor için kutsaldılar. Valinor'un karanlığa gömülmesi ile değerleri daha da arttı çünkü bu üç mücevher Valar Ağaçlarının yaşayan ışığı ile parlamaktaydı.
Fakat güzelliklerine karşın Silmariller korkunç bir lanet taşıyordu. Onlara sahip olan herkese umutsuzluk ve yıkım getirdiler. Melkor onları alarak Orta Dünyaya kaçtığında, Noldor kanları üzerine bir intikam yemini ederek Silmarilleri yaratan Fëanor'un liderliğinde Melkor'u izlediler. Bu, Güneşin İlk Çağının tamamı boyunca süren ve Tolkien'in Silmarillion'unda anlatılan Büyük Mücevherler Savaşının başlangıcıydı.




Fantezi Dünyası - Fantastik Resimler - Fantastic Pictures * Orta Dünya,Bilimkurgu,Mitoloji ** Science Fiction - Middle-earth


18 Eylül 2011 Pazar

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Yıldızların Çağları

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm V

Yıldızların Çağları


Pek çok Karanlık Çağın ardından Gökyüzünün Efendisi Varda, Valar'ın Gümüş Ağcından aldığı çiy taneleri ile gökyüzünü katederek Orta Dünya üzerinde parlayan yıldızlara yeniden ışık verdi; böylecek yıldızlar kadife gece içinde yeniden göz alıcı bir parlaklığa kavuştular. Melkor'un yaratıkları ışığa o kadar yabancıydı ki, yıldız ışığı huzmeleri karanlık ruhlarını delip geçtiğinde acı ile bağırdılar. Korkuyla kaçıp saklandılar.

30 Ağustos 2011 Salı

Lurtz (Lurtz Kimdir? - Lurtz Hakkında)

Lurtz
]

J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Lurtz adında bir karakter yoktur. Lurtz, Peter Jackson ve yardımcı arkadaşlarının Yüzüklerin Efendisi film üçlemesi için uydurdukları bir karakterdir ve bu isim Tolkien tarafından hiç kullanılmamıştır.

Lurtz, bir uruktur. Uruk ırkı, ork ırkı ve dağlıların (Dunlandlilerin) karışımından oluşmuş olan melez bir ırktı, bu sayede orklar gibi güneş ışığından rahatsız olmuyorlar, insan gibi her vakit yeryüzünde dolaşabiliyorlardı. Saruman, Lurtz'u yüzüğü bulması için görevlendirdiği uruk topluluğunun başına geçirir. Lurtz bu görev sırasında Amon Hen tepesinde Boromir adlı karakteri öldürmeyi başarır. Daha sonra olaya Aragorn müdahil olur ve Lurtz ile kıyasıya savaşırlar ama, Lurtz'un kibiri kendisinin ölümüne yol açar. Lurtz daha güçlü olmasına karşın, Aragornun hızı daha fazladır. Lurtz belki yüzüğü bulamamıştır ama yüzük kardeşliğinin bozulmasına sebep olmuştur.
Tolkien'in yazmış olduğu kitapta Boromir, Uglúk liderliğindeki bir uruk okçu birliği tarafından öldürülmüştür.



Fantezi Dünyası - Fantastik Resimler - Fantastic Pictures * Orta Dünya,Bilimkurgu,Mitoloji ** Science Fiction - Middle-earth

Tolkien'in Irkları

Tolkien'in ırkları

Mitolojide yolculuk


Tolkien'in Orta Dünya ve efsanelerini yaratırken üç ana kaynaktan yararlandığı söylenebilir: Bir dilbilimci olarak yıllarca yaptığı çalışmalara ek bağlamında yeni diller ve bunları konuşan farklı halklar yaratma düşüncesi, torununu eğlendirmek için anlattığı masalsı öyküler ve çalışmaları sırasında bir hayli haşır neşir olduğu değişik kültürlerin mitolojileri. Tolkien, Orta Dünya'nın kıtalar henüz bugünkü şeklini almadan, büyü yok olmadan, elfler dünyayı terk etmeden çok önce var olmuş bir dünya olduğunu söyler, yani Orta Dünya mitolojisi, bilinen mitlerden daha önceki çağlara dair bir öyküdür. Dolayısıyla, Orta Dünya tarihi ile bildiğimiz dünya mitolojileri arasında bulunabilecek benzerliklerin esas sebebi, bilinen tüm efsanelerin kökeninde bu çok eski dünya ve tarihin olduğunu varsaymasıdır.

18 Ağustos 2011 Perşembe

Elendil

Elendil



Tolkien Evreninde Hayali kahraman
Arnor ve Gondor'un Dúnedain kralıdır. Elendil, Andúnie'den Númenórean bir prensti. İkinci Çağın 3319 yılında Númenór'un Yıkılışından sonra Elendil ve oğulları Isıldur ve Anárion, dokuz gemi ile Orta Dünyaya

Yüzük kardeşliği I. Bölüm

Sinema
Yüzük kardeşliği I. Bölüm

Yüzüklerin Efendisi'nin, bugüne kadar kurgulanan en zengin ve ayrıntılı fantezi dünyası olduğu tartışmasız... Yönetmen Peter Jackson, Tolkien'in romanını filme çekerek milyonlarca okurun düş gücüyle düelloya giriyor.

Ian McKellen'ın oynadığı Büyücü Gandalf, tehlikeli Moria madenlerinde "Yüzük Kardeşliği"nin liderliğini yapıyor. Yüzüklerin Efendisi hakkında çok şey söylendi: Bir efsane, 20. yüzyılda yazılmış en iyi kurgu roman, küçük boyutlu kahramanların konu alındığı büyük bir kitap... Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, üçlemenin ilk bölümü 1954 yılında yayımlandığında çok büyük bir etki yaratmıştı. Sadık hayranlarını fan-kulüplerde bir araya topladı, hakkında akademik araştırmalar yapıldı ve düşün-kurgu türü romanlara önayak oldu.

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm II

Tolkien, Ainur'un büyük bölümünün Ilúvatar ile birlikte Sonsuz Odalarda kaldığını ve bu yeni dünyaya inmediğini anlatmakla birlikte, onlardan bir daha bahsetmez. Tolkien tarihi yalnızca dünyaya inerek fiziksel varlıklara bürünen tanrısal ruhlarla ilgilidir. Bunlar doğanın

Tolkien'e göre Elfler

Tolkien'e göre Elfler..

Tolkien'in yazdığı Orta Dünya tarihine göre ilk yaratılan ırk elfler... Onları ikinci yaratılanlardan, yani insanlardan, ayıran en önemli özellikleri kendilerine özgü ölümsüzlükleri. Tolkien'in elfleri hastalık ve yaşlanma sonucu ölmüyorlar, ancak savaşta, ateş veya kılıçla ya da derin bir umutsuzluk yüzünden hayatlarını kaybediyorlar. Bazıları da Batı Denizinin ötesindeki Ölümsüz Topraklara göçüp Orta Dünya'yı terk ediyor. Efsaneler ve masallarda kullanılan ufak elflerin aksine Tolkien elfleri insan boyutundalar. Bunun sebebi ise Tolkien'in elfleri yaratırken onları muzip ve şakacı ufak periler olarak değil, insanlardan çok daha gelişmiş, üstün güzellikte ve bilgelikte bir halk olarak anlatması...

Orman Elfi..
Eldar arasında sayılmayan Elf soylarıdır. Eldar'dan bilgelik ve beden olarak daha küçük olmalarına rağmen takdir edilen bir soydur. Adlarından da anlaşıldığı gibi ormanlık ve dağlık bölgelere yerleşmişlerdir. Bir bölümü Orta Dünya'nın doğusundaki yabanıl diyarlarda dolaşmayı sürdürse de , üçüncü çağda, Eldar efendileri tarafından yönetile Lorien ve Ormanlık Diyar gibi çeşitli krallıklar kurdular.

Dark ElfTolkien kaynaklı tanımlarla devam ediyorum..

Orta Dünya'yı terkedip Aman'a göç eden Noldor, Sindar ve Teleri halklarından olmayanlar veya göç sırasınsa olaya yürekleri yetmeyip kafileden ayrılanlara verilen isim. Karanlik elf yakıştırmasının nedeni Ulu Işık'ı asla görememiş, yıldız ışığyla aydınlanmış Elf'ler olmalarıdır..

Cynthia gibi..




Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Yıldızların Çağları

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..


Yıldızların Çağları


Pek çok Karanlık Çağın ardından Gökyüzünün Efendisi Varda, Valar'ın Gümüş Ağcından aldığı çiy taneleri ile gökyüzünü katederek Orta Dünya üzerinde parlayan yıldızlara yeniden ışık verdi; böylecek yıldızlar kadife gece içinde yeniden göz alıcı bir parlaklığa kavuştular. Melkor'un yaratıkları ışığa o kadar yabancıydı ki, yıldız ışığı huzmeleri karanlık ruhlarını delip geçtiğinde acı ile bağırdılar. Korkuyla kaçıp saklandılar.

Yüzüklerin Efendisi-İki Kule: Kitap ile Film Arasındaki Farklar

Yüzüklerin Efendisi serisi ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. Bir önceki  yazımda  Yüzük Kardeşliği için film ve kitap arasındaki sıra fa...