Translate

Sen de İzle!

yaradılış efsanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaradılış efsanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2011 Cuma

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İlk Çağı

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VI

Güneşin İlk Çağı

Tüm Tolkien hikayeleri açısından Güneşin Çağları asıl odak noktasını oluşturmakla birlikte, gökyüzünde güneş Otuzuncu Valarian Çağına yani Arda'nın yaradılışından 30.000 ölümlü yılı sonrasına kadar yükselmemektedir. Fakat Güneş Çağları boyunca geçen Güneş yılları süresi de oldukça uzundur. Yüzükler Savaşı ile Üçüncü Çağın sonuna dek, toplam 7.063 ölümlü yılı geçmiştir.
Valinor Yıllıklarındaki ilk kronolojilerde Tolkien, Arda'nın yaradılışından 29.980 ölümlü yılı sonra Melkor ve Büyük Örümcek Ungoliant'ın Valinor'da Ağaçların Çağlarına son vererek ağaçların ışıklarını sonsuza dek yokettiklerini anlatır. Fakat iki Valar, Yavanna ve Nienna, ağaçların kalıntılarından Parlak Isil adını taşıyan gümüş renkli bir çiçek ile Ateş-Altını Anor adını taşıyan altın renkli bir meyva kurtarmayı başarırlar. Bunlar Demirci Aulë tarafından yapılan taşıyıcılara yerleştirilir ve yaradılışın 30.000. yılında bu parlak taşıyıcılar göğe yerleştirilir. Bunlar Ay ve Güneştir ve sonsuza dek Arda topraklarını aydınlatacaklardır.
Yıldızlara Yeniden Işık Verilmesinin Elflerin Uyanışını simgelemesi gibi, Güneşin Doğuşu da İnsanların Uyanışını simgeler.İlk gün ışığı İnsanların gözüne değdiğinde yeni bir çağa uyandılar. Iluvatar, Zamanın başlangıcında ölümsüz elf soyunu yaratarak Cuiviénen Gölüne sakladığı gibi, ölümlü İnsan soyunu da yaratmış ve Orta Dünyanın doğusunda Rüzgar Dağlarının ardında bulunan ve Hildórien yani izleyicilerin ülkesine gizlemişti.






Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İkinci Çağı

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Güneşin İkinci Çağı Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm VII

Güneşin İkinci Çağı

İkinci Çağ, Númenóreanların Çağı idi. Akallabêth ya da Númenor'un Çöküşünde anlatıldığı gibi, bunlar İlk Çağda Edain soyundan gelen İnsanlardı ve Valar bunlara Orta Dünya ile Ölümsüz Topraklar arasındaki geniş denizin ortasında yer alan yeni yaratılmış toprakları vermişti.






Númenóreanlara, diğer İnsanlarınkinden daha uzun bir ömür verilmişti ve yüzyıllar boyunca güçleri ve zenginlikleri artan bu İnsanlar, ölümlü dünyanın tüm denizlerine hakim oldular. Genellikle Westernesse olarak tercüme edilen Númenor ayrıca hediyeler diyarı, yıldızlar diyarı ve Atlantë olarak da biliniyordu çünkü aslında kayıp ülke Atlantis ile ilgili eski efsanenin Tolkien tarafından yeniden yorumlanışıydı.

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Ağaçların Çağları

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Ağaçların Çağları Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..


Bölüm IV

Ağaçların Çağları

Büyük Lambalar ile Almaren Krallığı yok edildikten sonra Valar, batıdaki Aman kıtasına giderek Valinor yani Valar Ülkesi adını verdikleri yeni bir krallık kurdular. Bu topraklarda kendilerine yer seçerek, saraylar inşa ettiler, bahçeler yaptılar. Bu arada Valimar yani Vaların Evi adı verilen surlarla çevrilmiş, altın ve gümüş kubbe ve kuleler ile çan sesleriyle dolu bir şehir de inşa ettiler.
Valimar'ın batıdaki altın kapıları önündeki yeşil bir tepede Valar, iki sihirli ve büyük ağaç yetiştirdiler. Bunlar dünyada yetişen en büyük iki ağaçtı ve Altın Laurelin ve Beyaz Telperion olarak adlandırılmışlardı. Vaların büyük lambaları ile neredeyse eş büyüklükte olan Valinor Ağaçları, altın ve gümüş renkli ışıkla parlamaktaydı. Her bir Ağacın çiçek açma ve çiçeklerinin bitmesi döngüsü bir günlük sürede meydana gelmekteydi ve ışık tüm canlılara hayat, mutluluk ve bilgelik vermekteydi.
Tolkien'in Valinor Yıllıklarından öğrendiğimize göre, Ağaçların Çağları Arda'nın yaradılışından bin Valarian yılı sonra, yani 10. Valarian Çağında ya da Arda'nın yaradılışından on bin ölümlü yılı sonra başladı. Yine aynı belgelerden Ağaçların Çağlarının yirmi Valarian Çağı yani yirmi bin ölümlü yılı sürdüğünü öğrenmekteyiz.
Fakat Tolkien'in kronolojisinde kafa karıştırıcı bir nokta bulunmaktadır, çünkü Ağaçların Çağları yalnızca Ölümsüz Topraklar için geçerlidir. Anlatıldığına göre, Valar Aman'a varır varmaz Morgoth ve emrindekileri uzak tutmak amacıyla Pelóri Dağları adı verilen bir duvar yaratmışlardır. Dünyadaki en yüksek dağlar olan bu duvar, gerçekten de Valinor'u işgalden korumuş fakat Ağaçların Işığına geçit vermeyerek Arda'nın geri kalan kısımlarını karanlıkta bırakmıştır.
Bu nedenler Ağaçların Çağlarından bahsederken aslında paralel zaman sitemleri söz konusu hale gelmektedir. Ölümsüz Topraklar ağaçların ışığında mutlulukla dolarken, Orta Dünya, her biri on bin ölümlü yılı süren iki dönem geçirmiştir: Karanlık Çağlar ve Yıldızların Çağları.
Ölümsüz Topraklarda Ağaçların Çağları da iki döneme ayrılmıştır. Bunlardan on Valarian Çağı ya da 10.000 ölümlü yılı süren ilki, Valinor'un mutluluk çağı olarak bilinmektedir. Bu dönemde Valar ve Maiar rahatlık içinde yaşamışlar ve sarayları ile evleri gittikçe büyümüş ve güzelleşmiştir. Manwë Kartalları, Yavanna Entleri ve Aulë Cüceleri (Dwarves) yaratmıştır. Gerçekten de Valinor da mutluk dolu olan bu dönemde, Pelóri Dağlarının oluşturduğu duvarın diğer tarafında kalan Orta Dünyada ise Melkor'un korkusu ve kötülüğünün hüküm sürdüğü Karanlık Çağlar yaşanmıştır.
Bunu izleyen on Valarian Çağı için, hem Valinor hem de Orta Dünyada meydana gelen olaylarla ilgili olarak daha fazla bilgi bulunmaktadır. Kutsanmışların Öğle-üzeri olarak bilinen Ağaçların Çağlarının bu ikinci dönemi, Orta Dünyada ise Yıldızların Çağları olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde Gökyüzünün Kraliçesi Varda, Orta Dünyada üzerindeki yıldızlara yeniden ışık vererek Elflerin Uyanmasını sağlamıştır.
Yine bu dönemde, Elflerin uyandığı ve Melkor'un Elfler arasında karışarak onları kölesi halinde getirmeye, öldürmeye veya kötülüğe çekmeye çalıştığı haberi Ölümsüz Topraklara ulaştığında, Valar bir savaş kurulu topladılar. Valar ve Maiar, şiddetle, intikam melekleri gibi Orta Dünyaya geldiler ve Melkor'un ordularını önlerine kattılar.
Güçlerin Savaşı olarak bilinen olayda, pek çok çatışma ve düello yapıldı ve Valar Utumno'yu tamamen yok ederek zalim Melkor'u kuyularından çekip çıkardılar. Bu olaydan sonra Melkor, Valinor'da tutsak olarak tutuldu ve kırılmaz zincirlerle bağlandı. Arda Barışı olarak bilinen bu dönem, Valinor'da Ağaçların Çağları ile Orta Dünyada Yıldızların Çağının kalan kısmının büyük bölümü süresince devam etti.
Bunlar Elf soyunun, Melkor'un kötü öfkesinde uzak geçen güzel yılları idi ve bu seçilmiş insanlar rahatlık içinde yaşayarak gittikçe güçlendiler. Güçlerin Savaşının ardından Valar, Elfleri gelerek kendi Işıklı Dünyalarında yaşamaya davet ettiler. Bu göç, Valar'ın çağrısına uyan Elfler yani Eldar'ın Büyük Yolculuğu olarak bilinir.
Büyük Yolculuk pek çok Elf şarkısının ana temasını oluşturur çünkü bu yolculuğu gerçekleştirmek için büyük çaba sarfetmişler ve değişik zamanlarda Eldar pek çok farklı soy ve kabileye bölünmüştür. Ölümsüz Topraklara ulaşarak Ağaçların Işığınca kutsanan Eldar, üç değişik soydandır:
Vanyar, Noldor ve Teleri.
Valar, bu seçilmiş insanlara Ölümsüz Toprakların Eldamar yani Elflerin Evi olarak bilinen bölümünü ayırmışlardır; bu toprakların güzelliği anlatılagelmiştir. Pek çok konak ve kule içinde en güzelleri Vanyar'da, Noldor başkenti Tirion'da ve Teleri şehirleri Eldamar kıyısındaki Alqualondë ile Tol Eressëa Adasındaki Avallónë'deydi.
Zincirlendiği Çağların ardından Melkor, Valar'ın önüne çıkarak yargılandı. Değişmiş göründü ve pişmanlığını dile getirdi; bunun üzerine Valar'ın Efendisi Manwë, zincirlerinin çözülmesini emretti. Fakat Valar kandırılmıştı. Melkor gizlice, onları yenilgiye uğratmayı amaçlıyordu. Önce Elfler arasında düşmanlık tohumları serpti ve sonra Büyük Örümcek Ungoliant ile birlikte savaş açtı.
Ungoliant ile birlikte Valar'ın ağaçlarına ulaşarak onları büyük bir mızrak ile yaraladı ve Örümcek Ağaçların Işığı ve Hayatını emerek kuruyup ölmelerine neden oldu. Ungoliant'ın ışıksızlığı ile tüm Valinor korkunç bir karanlığa gömüldü ve Melkor ikinci bir kez Dünyanın büyük Işıklarını yok ettiği için kötülükle güldü.
Yaptığı bu büyük kötülükle yetinmeyen Melkor, Elf kalesi Fermenos'a giderek Yüksek Noldor Kralını öldürdü ve Silmariller olarak bilinen sihirli mücevherleri çaldı. Bunlar, tüm çağların en değerli mücevherleri idi. Elf mücevherciliğinin en büyük başarısını simgeledikleri için onları yapmış olan Noldor için kutsaldılar. Valinor'un karanlığa gömülmesi ile değerleri daha da arttı çünkü bu üç mücevher Valar Ağaçlarının yaşayan ışığı ile parlamaktaydı.
Fakat güzelliklerine karşın Silmariller korkunç bir lanet taşıyordu. Onlara sahip olan herkese umutsuzluk ve yıkım getirdiler. Melkor onları alarak Orta Dünyaya kaçtığında, Noldor kanları üzerine bir intikam yemini ederek Silmarilleri yaratan Fëanor'un liderliğinde Melkor'u izlediler. Bu, Güneşin İlk Çağının tamamı boyunca süren ve Tolkien'in Silmarillion'unda anlatılan Büyük Mücevherler Savaşının başlangıcıydı.




Fantezi Dünyası - Fantastik Resimler - Fantastic Pictures * Orta Dünya,Bilimkurgu,Mitoloji ** Science Fiction - Middle-earth


18 Eylül 2011 Pazar

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Yıldızların Çağları

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..
Bölüm V

Yıldızların Çağları


Pek çok Karanlık Çağın ardından Gökyüzünün Efendisi Varda, Valar'ın Gümüş Ağcından aldığı çiy taneleri ile gökyüzünü katederek Orta Dünya üzerinde parlayan yıldızlara yeniden ışık verdi; böylecek yıldızlar kadife gece içinde yeniden göz alıcı bir parlaklığa kavuştular. Melkor'un yaratıkları ışığa o kadar yabancıydı ki, yıldız ışığı huzmeleri karanlık ruhlarını delip geçtiğinde acı ile bağırdılar. Korkuyla kaçıp saklandılar.

18 Ağustos 2011 Perşembe

Tolkien / Yaradılış Efsanesi / Yıldızların Çağları

Tolkien'e göre yaradılış efsanesi..


Yıldızların Çağları


Pek çok Karanlık Çağın ardından Gökyüzünün Efendisi Varda, Valar'ın Gümüş Ağcından aldığı çiy taneleri ile gökyüzünü katederek Orta Dünya üzerinde parlayan yıldızlara yeniden ışık verdi; böylecek yıldızlar kadife gece içinde yeniden göz alıcı bir parlaklığa kavuştular. Melkor'un yaratıkları ışığa o kadar yabancıydı ki, yıldız ışığı huzmeleri karanlık ruhlarını delip geçtiğinde acı ile bağırdılar. Korkuyla kaçıp saklandılar.

Yüzüklerin Efendisi-İki Kule: Kitap ile Film Arasındaki Farklar

Yüzüklerin Efendisi serisi ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. Bir önceki  yazımda  Yüzük Kardeşliği için film ve kitap arasındaki sıra fa...